MEVZUAT-I HAKİKAT-I İSLAMİYE 6

Mutlak İrade Fonksiyonu: Mutlak Şuur’un Müteal Orjinalikte iş yapabilme gücüdür ki buna Kudretullah denilmektedir. Mutlak İrade’nin iş yapabilme gücü ile yapılmayacak hiçbir şey yoktur. Mutat insan genellikle içinde bulunduğu boyutun şeraitlerine uygun olarak zuhur eden hadiselere kayıtlanmış ve şartlanmış olduğundan her hadisenin kabaca belirli sebepler dahilinde oluştuğunu kaile alır. Halbuki hadisenin cereyan ettiği boyutun ötesinde derunda yatan, kaba algıların fark edemediği ve Mutlaki Denge esaslarına özel Müteal Orjinallikte bir hususiyet meknuzdur ki, Mutat İnsan bunu nazarı itibare alamaz. Mutat İnsan kaba oluşumların ve satıhta cereyan eden olayların fark edilmesi ile ilgili algı sistemlerine dayanan muhakeme esasına göre hareket ederek karar verir.

İlahi Kudret Mevcutluğu, Mutlak Vücudun dışında olmayan ve Mutlak Vücud’taki her zerrenin bağrında bulunan ve zerreyi mevcutlukta tutan Mutlak İradenin Müteal Orjinallikteki Kuvvetidir. Bu nedenle zerrenin zerrelik fonksiyonu dahi bu Kudrete bağlı olarak gösterilir. Netice olarak mutat insanı ister alışagelmiş inançlarına uygun olsun, ister uygun olmasın her zerreden ortaya çıkan fonksiyon, Tek Mutlak sınırsız fonksiyon mevcutluğunda yani Müteal Orjinalikte sınırsız kudretin (Kudretullah) ishar oluşudur.

Kudretullah, her zerreden ancak zerrelik fonksiyonu tarzında belirli kesitten algılama yapabilenlerce izlenebilinir. Halbuki bu izlenim eksik algılama keyfiyetine dayalı olduğu için eksik farkedişi sağlar. Bunun ötesindeki hakikat Müteal Ölçüde bulunduğu için ancak Müteal Ölçüdeki sınırsız algılama keyfiyetine sahip olan Mutlak İdrakle kavranılabilinir.

ALLAHIM BANA EŞYANIN HAKİKATİNİ GÖSTER. Hz.Muhammed Mustafa (S.A.V)

Eşyanın Hakikati Nedir? Eşyanın hakikati Allah’tır. Zerrenin hakikati, zerrenin bağrında meknuz olan Müteal Orijinallikteki Kudretullah’tır. Zerrenin hakikati; zerrede mevcut Kudretullah’ın Allah’ın varlığından ayrı olmayan zerreyi mevcutlukta tuttuğudur. Bu ne demektir? Zerre veya eşya denilen her neyse Allah’ın tek ve sınırsız Müteal Orjinalikteki keyfiyeti olan Mutlak Keyfiyettendir ve Allah’tan ayrı değildir. Öyleyse Allah’ı her şeyin dışında aramak Allah’a haşa İlah, Mabud veya tanrılık atfetmektir ki, bu ister istemez şirk koşmaya girer. Zira Allah’ı herşeyin dışında arayan biri, herşeyin dışındaki tanrısında bir de basiretle fark edemediği sınırsız orjinalikteki Tek Varlığı kabullenmiş oluyor. Nasıl mı? İlm’el yakin olarak birisinden Allah’ın varlığını işitmiş ve Allah vardır diyor. Yani Allah’ın varlığına onu görmeden (Rüyatullah) iman etmiş ‘var’ diyor ve bunun yanında onu herşeyin dışında arıyor veya herşeyin dışında kabullenerek “işte yukarıda Allah var” gibi ifadeler kullanarak Allah’ı tanrılık, ilahlık, mabudluk sınıfına sokuyor.

MÜTEAL ORJİNALİKTEKİ BİLGİYİ ANCAK MUTLAK DİRİLİK BİLİNCİNE SAHİP OLAN MÜTEAL İDRAK KAVRAYABİLMEKTEDİR.

Bu ne demektir? Bu şu demektir ki; ancak kendi mütealliğinin bilincinde olabilen Sınırsız Tek Şuur müteal değerleri idrak edebilir.

PEYGAMBERAN İDRAĞI VAHİYE DAYALI BİR İDRAK ŞUMÜLLÜLÜĞÜNDE MÜTEAL ORİJİNALLİKTEKİ SINIRSIZ TEK BİLİGİYİ (İLM’İLLAH) KAVRAYABİLİR VE KESBEDEBİLİR.

Müteal Olan Kendi Mütealliğinin İdrağında bulunurken her müteal değer gibi Müteal olan Bilgiyi de İdrak eder ve kesbeder (kazanır)… Bu husussiyetin sınırsız bir tarzda Müteal ölçüde yer etmesine VAHİY, orta seviyede seyr etmesine HİTAP, daha düşük seviyede seyr etmesine İLHAM denilmektedir.

Kur’andaki Sınırsız Müteal mana içerikli Bilgi; Mutlak Dirilik Bilincine sahip İdrakla kavranıla bilmiştir ki buradaki İdrak, Vahiye dayanan bir idrak keyfiyetini izhar eder.

KUR’ANDAKİ DENGE MUTLAKİ DENGE ESASLARINA UYGUN OLARAK SINIRSIZ İLAHİ İSIMLER ARASINDAKİ MANA İLETİŞİMLERİNİN BİLEŞKESİDIR. ANCAK BU MÜTEAL ÖLÇÜDEKİ BİLEŞKEYİ SINIRSIZ TÜMEL İSİMLERİN MANALARINA MUTTALİ KILINAN MÜTEAL İDRAK (EVRENSEL İDRAK) DÜZEYİ İDRAK EDEBİLİR.

Tek tek belirli İsimlerde Uluhiyet kesbedebilen varlıklar kesbettikleri Müteal değerler ölçüsünde manaları idrak edebilirken, Müteal İdrak şümullüğüne sahip olan SINIRIZ TEK ŞUUR’un Keyfiyeti olan İdrak ise SINIRSIZ TÜMEL İSİM MANALARI’nı ve Manalar arasındaki iletişimin bileşkesini kavrayabilir.

Sınırsız İsimlerin Sınırsız Manaları arasındaki iletişimin bileşkesi Müteal Orijinallikteki Sınırsız Tek Şuurda bir ÖZ MANA halindedir ki, bu bileşke ilk etapta “TEK MANA” dır. Bu Tek Mananın Evrensel Alemlere yansıması Tümel Kesretlik oluşumları sağlamıştır. Değişik suretler, değişik şekilsellik, renk, fantazi, değişik fikir, inanç hülasa işte Kesret ortamı (çokluk ortamı)… Görecellik (izafiyet)… Şua tarzındaki enerjetik mevcutluklar…

Müteal Orijinallikteki sınırsız Tek Şuurdaki İdrak Keyfiyeti ayrı ayrı İsimlerin manalarına Hakim bulunduğundan SINIRSIZ TEK MANA‘ya da Hakim bulunmaktadır.

Kur’an’daki denge oluşumu Mutlak Denge esaslarına bağlı ve oradan kaynaklanan EVRENSEL DENGE‘ye paralelelik arzeder. Ayetlerdeki Mana iletişimlerinin bileşkesi, Esma-ı İlahiyedeki İsimlerin Manaları arasındaki iletişimin bileşkesine tebarüz ettirir. Her ayetteki ölçü, ahenk bu bileşkenin varlığının şahadet ve temsilcisidir. Karşıt ifadelerin aynı sayıda tekrar edilmesi, ayetlerin birbirlerine olan destekleyici tarzdaki iletişimin icabatından kaynaklanmaktadır. Kur’ansal Denge Evrensel Dengeye, Evrensel Denge de Mutlaki Dengeye parallellik arzeder. Kastedilmek istenen Kur’an’ın Evrenselliği’dir ve bu evrensellik Mutlakiyete dayalı olduğu için Müteal Orijinallikte Sınırsız Tek Keyfiyet arzeder. Kur’an’daki Evrenselliği farkedenler için sembolik ve minyatürize ifadeler gerekmez. Zira Ondaki Evrenselliği farkedenlere mutlaka “HİKMET BİLGİSİ” kazandırılmaktadır.

Müteal Orijinallikteki Sınırsız Tek Şuur (MUTLAK ŞUUR) Kendi Müteal Vücudundaki her zerrede meknuz olan bilginin Kendi Müteal Bilgisi olduğunun bilincindedir. Bu Bilginin Sınırsız Bütünlüğüne “İLM’İLLAH” (MUTLAK BİLGİ) denilmektedir.

Dünyada Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) adıyla bilinen Kozmik İnsan (Alem-i Kübra) Müteal Orijinallikteki Sınırsız Tek Şuur Oluşun Bilincinde olarak Müteal Bilginin Sınırsız Bütünlüğünü belirli idraklara kazandırmıştır. O’na RESUL denilmesinin sebebi Mutlak Şuur Bilincinde oluşundan hemen sonra Mutlak Şuur Keyfiyeti olan Mutlak Keyfiyetçe Bir Var Oluşun Varlığında Mutlak Şuurun bütün vasıflarını gösterir olmasındandır. Allah’ı en iyi gösteren O’nun Müteal Orijinallikteki Sınırsız Tek Keyfiyetidir ki, O keyfiyet Hz. Muhammed Mustafa’nın NUR’udur ve Müteal ölçüdeki Resuliyet O’na aittir. O’nun İcraatındaki Evrensellik Mutlakiyete dayanan ve her zerreyi ihya edebilen bir hususiyete sahiptir. O Mutlak Keyfiyet’çe bir Var olarak NUR’ULLAH, Mutlak Şuurca bir Var olrak da ŞUUR’ULLAH‘tır.

Dini Terminolojik bir ifadeyle O, NUR-U MUHAMMEDİ olarak Orijinal Müteallikteki Tek Keyfiyet olan Mutlak Keyfiyetçe bir Vardır. NUR-U MUHAMMEDİ’nin Orijinal Müteallikteki Şuuru ise Mutlak Şuurca Sınırsız Tek Şuurdur.

AXOY MA-TU (Ö.Cenap BAŞMAN)

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.